5 Ocak 2018 Cuma

İKİ BÜYÜK ÇINARI; MÜNİR ÖZKUL'U VE AYDIN BOYSAN'I AYNI GÜNDE YİTİRDİK!..


5 Ocak 2018 Cuma... Hayatımızın da, rakımızın da tadı biraz daha kaçtı bugün!.. İki büyük çınarı, iki büyük ustayı arka arkaya yitirdik aynı gün içinde... Önce Münir Özkul ustanın ölüm haberini aldık. Uzun yıllardır Alzheimer hastalığıyla boğuşan bu efsane sinema ve tiyatro oyuncusu, 93 yaşında veda etmişti dünyaya... Ardından 100 yaşına sadece 3 kalmış olan bir başka büyük ustanın ölüm haberi geldi. Mimar-Mizah yazarı ve yaşam sevinci ustası, rakı adabı uzmanı, keyif insanı Aydın Boysan... Onlar "Eski Türkiye"nin o güzelim günlerinden kalma iki güzel insandı. Aynı günde veda ettiler tadı her geçen gün kaçan, akla ziyan "Yeni Türkiye"ye... 


Cihan Demirci Facebook sayfasında Münir Özkul'un ardından şu satırları paylaştı... 

BU ÜLKENİN ÖZELLİKLE SOSYAL MEDYADA YILLARDIR ÖLDÜRDÜĞÜ EFSANE OYUNCU, BÜYÜK SANATÇI SEVGİLİ MÜNİR ÖZKUL BU KEZ "GERÇEKTEN" ÖLMÜŞ!..


Sevgili "Mahmut Hoca"mız bu kez gerçekten gitmiş... Okulların zaten camiye döndüğü bir eğitim sisteminde "Mahmut Hoca"lar aslında gideli çok uzun yıllar olmuştu. Bu kez onun ruhu da gitti dersek belki daha doğru olur!.. Önce gene birilerinin palavrası mıdır dedim ama bu kez haber gerçek... İsmail Dümbüllü ustanın gerçek mirasçısı büyük komedyen, iyi insan Münir Özkul da bizi terk etti artık. Oysa o yıllardır yatağında direnirken bile bize güç veriyordu, güç oluyordu. Oysa çok zor artık BU ÜLKEDE İNSANCA YAŞAMAK, İNSAN OLMAK!.. Sevgili kızı Güner Özkul yıllardır sadece babasının hastalığıyla mücadele etmedi, babasını yaşarken öldürenlerle de mücadele etti. Ama Münir Özkul gibi sanatçılar ölümsüzdür, yıllar yıllar geçer değerleri daha iyi anlaşılır. Foça'dan ağır bir griple döndüğüm sırada zaten çeşme gibi akan burnuma, nemlenen gözüm de eklendi. Annem de Münir ağabeyin kuşağına yakın bir kuşağın insanıydı, aynı hastalığın ağır kahrını çekti, o en korkunç hastalığın, o bu kadar dirençli değildi, naifti, çok erken gitti. Münir Özkul, "Eski Türkiye"nin en önemli insan ve oyuncu figürlerinden biri olarak direndi, direndi, direndi ama bir yere kadar... Sonuçta bir büyük sanatçı daha bize mağara devrinden beter bir dönem yaşatan insan kabusu "Yeni Türkiye"den kendini kurtardı diye bakıyorum kara mizah gözlüğümün altından belki de... Gittiği alemde çok güzel insanlar var, birbirinden değerli insanlar, burada ise giderek sadece kötüler kalıyor. Güle güle Mahmut Hocam, bu film komedinin-mizahın büyük gücüne rağmen gene hüznün gözyaşıyla bitti. O sadece Mahmut Hoca değildi elbet, Turşucu Kazım'dı, Yaşar Usta idi ve Tomas Fasülyeciyan'dı, daha bir sürü kimlikti... 40 yıllık bir mizahçı olarak senin ve senin gibi büyük ustaların o insani yolundan gitmeyi sürdüreceğim son nefesime dek. bize bıraktığın o güzelim insan tiplemelerine, yaşam sevincine, insan olma erdemine ve inatla hayata tutunma savaşına bin kez sevgiyle... (Cihan Demirci) 


Cihan Demirci AYDIN BOYSAN'IN ardından Facebook Sayfasında şunları yazdı: 

Güne önce Münir Özkul ağabeyimizin kayıp haberiyle başladık, onun üzüntüsünü yaşarken bu kez bir başka dev çınarın, 97 yaşındaki Aydın Boysan ağabeyimizin yitip gittiğini öğrendik. Oysa 100'e ramak kalmıştı!.. 80'li yıllarda tanıdığım ve çok sevdiğim Aydın ağabeyin aslında "hayat sofrası" olarak gördüğüm o keyif dolu rakı sofrasında sayısız kez bulunmuştum. Birlikte söyleşiler de yaptık. Aslında mimardı ve aklımda kaldığı kadarıyla 55 yaşından sonra yazar oldu ve "mizah" alanında öylesine ciddi bir üretim gösterdi ki, genç yazarlara taş çıkarttı. İyi bir mizahçıydı. Onun sadece rakı değil aynı zamanda "mizah yazarı" arkadaşıydım. Cuma toplantılarına bir kaç kez katılmış olsam da onunla başka mekanlarda, pek çok şehirde, çok keyifli, bol anasonlu unutulmaz anılar kaldı ben de geriye. Ona "Yaşam Mimarı" derdim. Rakının nasıl içilmesi gerektiğini bize öğretip de gitti ama hayat düşmanı bir iktidar yüzünden oluşan korkunç vergi yüzünden giderek dış mekanlarda içilemez hale gelen rakının artık evde yapılmasının bile önüne geçilmeye çalışıldığı bir ülkede Aydın Boysan gibi bir yaşam ustası zaten daha fazla kalamazdı. Bu gece onun güzelim anısına bir kadeh içmezsek ayıp olur, sana da güle güle be Aydın abi, bizi sipsivri bırakın bakalım bu tadı kaçmış ülkenin giderek "Yalnızlar Rıhtımı"na dönüşen hayat sofrasında!.. (Cihan Demirci)


İKİ BÜYÜK USTADAN; Münir Özkul'un cenazesi 7 Ocak Pazar günü kalkacak. Münir Özkul usta için önce Harbiye'de Muhsin Ertuğrul Sahnesinde bir tören düzenlenecek, daha sonra öğle namazında Teşvikiye Camiinden kalkacak. Aydın Boysan usta için ise 8 Ocak Pazartesi günü önce Karaköy'deki Mimarlar Odasında bir tören düzenlenecek, sonrasında öğlen namazında onun cenazesi de Teşvikiye camiinden kalkacak ve Ortaköy Mezarlığında toprağa verilecek. AH MİZAH olarak hayatlarımızı renkli kılan, güzelleştiren, bizlere yaşam sevinci veren, yüzümüzü güldüren bu iki büyük ustayı sevgiyle selamlıyoruz... 


CİHAN DEMİRCİ'NİN ARŞİVİNDEN... 
Cihan Demirci ve Aydın Boysan, 2000 yılı Mart ayında katıldıkları Kıbrıs Tüyap Kitap Fuarında... Magosa-Kıbrıs anısı... 


27 Aralık 2017 Çarşamba

SEFER SELVİ KARİKATÜRÜ...

SEFER SELVİ (27 Aralık 2017- Evrensel) 

CİHAN DEMİRCİ BİR YILIN DAHA DİBİNİN ÇIKTIĞI ANLARDA YAZDI!..

İşte bir yılın daha dibi göründü!.. Biz doğduğumuzdan beri bunlardan çok gördük ya!.. Yıllar, yıllar, yıllar... 365 günden oluşan bir demet, 4 yılda bir 366 olarak, fazladan bir gün... Zamanın zerre kadar değerinin olmadığı bir ülkeye ömrünüz düşmüşse,  zamanında pek de beğenmediğiniz o "Eski Türkiye"yi bile fena şekilde arar haldeyseniz yıllar ömrünüzle birlikte geçer genellikle!.. 

Yıllar, yıllar, yıllar... Gelirler, umut verirler, sonra umutlarla birlikte biter, bir güzel geçirip giderler!.. Kaç tane 365 gitti ömrümüzden, kaç tane 366?.. Yoksa 696 mıydı?... Sahi o KHK'ydı di mi?.. Bu arada tuhaf olan, acayip olan, çok manyak bir şey daha var, zaten akla ziyan olan bu coğrafyanın akılla az buçuk var olan tüm ilişkisini de kesip daha da şuursuz hale geldiği 2000'li yıllarda dünya ülkeleri de giderek bize benzedi!.. Manyak şeyler n'lucak?.. Bakın beni asıl korkutan şey budur!.. Yoksa bu ülke belli manyaklık çizgisini zaten sürekli yeniliyor, şuursuzluktaki müthiş büyüme sınır, zirve tanımıyor, bunu zaten ezbere biliyoruz ama ya dünya?.. Ona ne demeli?.. Ulan bula bula bizi mi buldun kopya edecek?..

Bakın 2017'nin hemen başında bu dünyanın jandarmasının başına Trump gibi bir felaket de geldi!.. Seviye zaten lastik gibi inikti. Biz aslında hep kopyacı bir ülkeyken, dünyanın düştükçe düşen kalitesi sanki bizi kopya eder gibi bir hal aldı!.. İnsanı asıl korkutan bu!.. Dünyanın bizi örnek alması sadece bu dünyanın sonunu hızlandırır, zaten gördüğünüz gibi öyle de oluyor!.. Kuzey Kore'si, ABD'si, bilumum sıradanlaşmış Avrupa ülkesi, her türlü bela peşindeki Arap ülkesi ile dökülen liderleri, dökülen siyasetçileri ve dökülen halklarıyla giderek birbirine benzeyen, dibi çıkmış global bir dünya!.. Başardılar... Bu gerçekten 2000'lerde kapitalizmin başarısıdır!.. Zaten az buçuk kalan insanlığı toptan gömen bir kapitalizm ve onun koluna girmiş Emperyalizm!.. Başardılar!.. Tüm ülkeleri birbirinin kopyası yapmayı başardılar... Çin malı bir dünya var artık her an elimizde kaldı, kalacak!.. Eller arasında bir fark da kalmadığı için kimin eli, kimin cebinde belli zaten!.. 

O halde biten yılları çok da önemsemeyelim... Bir toz zerresiyiz zaten şu alemde!.. Giden gider... Biz kalan ömre bakalım... Abartmayalım... Zaten o hale geldi... Artık yılbaşı kartı filan ya da mesajı atan da pek kalmadı. Yaşlı dünya o kadar kart ki, sonunda onu da atacağız ama içinde kalmamış insanlık da olacak!.. O halde yeni 365'e merhaba derken, madem dünya bu kadar küçülmüş ve birbirinden farksız ülkeler ve insan tipi oluşmuşken, biz kalan şu garip ömrü kendi adımıza "insanca" yaşamaya çalışalım. 

Evet çok zor belki ama, denemesi bile güzel, zira bunu yapan giderek azalıyor. Yıllar, yıllar, yıllar... Geldiler, geçirdiler, gittiler, gidiyorlar... Yenileri geliyor ama yeni gelenler eskilerinden daha eski... O zaman biz yıllara değil, biraz da kendimize bakalım. Burası dünya, biz onun vatandaşıyız, şu dünya tamamen yok olmadan, kalan ömrü insan gibi yaşayalım, en azından bu yolda çabamızı sürdürelim. Bu kadar laftan sonra ne diyelim: "Bir kez olsun YILMADAN GEÇSİN YILINIZ!.." O zaman dans!..

 Cihan Demirci (AH!) 



26 Aralık 2017 Salı

NUHSAL IŞIN KARİKATÜRÜ...

NUHSAL IŞIN (26 Aralık 2017-Facebook Sayfası) 

GERÇEKTEN 2018'E Mİ GİRİYORUZ?..

AH! MİZAH (26 ARALIK 2017) 

2 AYDA BİR YAYINLANACAK "SARMAL ÇEVRİM"İN İLK SAYISI 2018 BAŞINDA ÇIKIYOR!..

AH! - Ortalığı kaplamış birbirinden kötü, okurun kültür düzeyini daha da aşağı çeken, onu cahilleştiren kimi aylık popüler edebiyat-mizah-kültür turşusu şeklindeki birbirinden berbat dergiler... Böyle bir ortamda içersinde bile hala gerçek Edebiyat-Kültür emekçilerinin imece usulü çabalarıyla, gerçek edebiyat dergileri de çıkabiliyor bir yandan... Balıkesir kaynaklı bir çabanın ürünü olarak Ocak 2018'de okura "merhaba" diyecek olan, İbrahim Oluklu yönetimindeki "Sarmal Çevrim" dergisi de 2 ayda bir gerçek edebiyat tutkunlarına seslenecek. Derginin Ocak-Şubat aylarını kapsayan ilk sayısının Dosya Konusu: "Gülmecemizin Muzaffer'i"nde 26 Ağustos 2017 tarihinde yitirdiğimiz mizah ustası Muzaffer İzgü üzerine yazılmış yazılar yer alıyor. 

LATİF DEMİRCİ KARİKATÜRÜ...


LATİF DEMİRCİ (26 Aralık 2017-Hürriyet) 

TAN ORAL KARİKATÜRÜ...

TAN ORAL (26 Aralık 2017-T24) 

23 Aralık 2017 Cumartesi

CİHAN DEMİRCİ'DEN MERSİN'DE 6 OKULDA MİZAH VE KARİKATÜR TURU...

Çocuk ve Gençlik Edebiyatı yazarı, karikatürcü, "AH" Mizah Bloğunun hazırlayıcısı Cihan Demirci 4 günlük bir okul etkinliği turu için 18 Aralık 2017 Pazartesi sabahı Mersin'in yolunu tuttu... Mersin'de 4 gün boyunca 6 okulda; Karikatür atölyeleri, mizah söyleşileri gerçekleştiren Cihan Demirci, ilkokul ve ortaokul öğrencileriyle buluştu, onların sorularını yanıtladı ve onların yoğun ilgisi altında kitaplarını imzaladı. 18 Aralık'ta Mersin ODTÜ Koleji'ne, 19 Aralık Salı günü sabah saatlerinde Mersin Beyaz Kule Okulları'na, öğleden sonra ise Mersin Boğaziçi Koleji'ne, 20 Aralık Çarşamba günü öğlen saatlerindeİçel Koleji'ne, 21 Aralık Perşembe günü ise sabah saatlerinde Mersin Uğur Okulları ile son olarak Tarsus'ta bulunan Toros Okulları'na konuk oldu. Ayrıntılı bilgi ve fotoğraflar için "DAMDAKİ MİZAHÇI" link adresine tıklayınız: http://damdakimizahci.blogspot.com.tr/2017/12/cihan-demirci-mersinde-4-gunde-6-okul.html


MUSA KART KARİKATÜRÜ...


MUSA KART (23 Aralık 2017-Cumhuriyet) 

22 Aralık 2017 Cuma

NUHSAL IŞIN KARİKATÜRÜ...

NUHSAL IŞIN (22 Aralık 2017-Facebook Sayfası) 

TAN ORAL KARİKATÜRÜ...

TAN ORAL (22 Aralık 2017-T24) 


CARLOS LATUFF KARİKATÜRÜ...


CARLOS LATUFF (Aralık 2017) 

CİHAN DEMİRCİ PİYASAYI VİRÜS GİBİ SARMIŞ AYLIK EDEBİYAT-MİZAH TURŞUSU DERGİLERİ YAZDI!..

Ot'muş, Bavul'muş, Kafa'ymış ve bayileri bulaşıcı bir hastalık gibi sarmış tüm türevleriymiş, hem mizaha hem de edebiyata zarar veren, ne mizah dergisi, ne de edebiyat dergisi olamayan bu dergileri bugüne dek zerre kadar ciddiye almadığım gibi bunların hiçbirine bir gün olsun yazmadım, çizmedim. Üstelik sırf "ticari" amaçla çıkan, dergiyi son derece ucuza mal ederek ciddi kârlar elde eden bu dergi(cik)ler yazar-çizer emeğinin de baş düşmanıdırlar. Telif filan vermezler, veren olursa da utanç verici telifler öder. 

Üzülerek söylemek durumundayım ki; bu dergilerin virüs gibi yayılmasında Metin Üstündağ'ın da (MetÜst) ne yazık ki ciddi katkıları olmuştur. Zaman gelir her şey yerli yerine oturur ve bu dergilerin edebiyata-mizaha verdiği zarar ilerde daha da iyi anlaşılır. Bu dergiler üstelik pek çok yazara-şaire ait olmayan yazıyı, şiiri onun yazısı-şiiri ya da sözüymüş gibi yayınlayarak ülkedeki "Cahiliye Devri"ne de ciddi anlamda katkı sağladılar. 

İçi boş okur ve içi boş yazar tipinin artmasına, sığlığın dal-budak haline gelmesine destek verdiler. Şu sıralar tepki toplayan bir sayfa nedeniyle bu dergilerdeki yanlışı yeni fark eden arkadaşlara, yazarlara, edebiyatçılara da bıyık altından hüzünlü bir gülümseme yolluyorum sadece!..

Cihan Demirci - AH! (22 Aralık 2017) 

17 Aralık 2017 Pazar

GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ, MİZAHİ CİHAN DEĞER...

Cihan Demirci'nin bu karikatürü 1984 yılından kalma... Yani 33 yılı devirmiş bir karikatür...  

ÖZAL'LI YILLARA DAİR BİR ELEŞTİRİ İÇERİR... 1984 YILINDA, HÜRRİYET GAZETESİNİN MİZAH SAYFASI  "GÜMBÜR GÜMBÜR" DE YAYINLANMIŞTIR...

MURAT SAYIN KARİKATÜRÜ...


MURAT SAYIN (Facebook Sayfası) 

14 Aralık 2017 Perşembe

SEFER SELVİ KARİKATÜRÜ...

İslam İşbirliği Teşkilatı'nın Kudüs zirvesine, devlet başkanı düzeyinde katılmayan Suudi Arabistan, Yemen’i vurdu: 51 ölü, 80’de yaralı var.

SEFER SELVİ (14 Aralık 2017-Evrensel) 

HAFTANIN UYKUSUZ KAPAĞI...

UYKUSUZ (14 Aralık 2017) 

ERCAN AKYOL KARİKATÜRÜ...


ERCAN AKYOL (Facebook Sayfası) 

CÜNEYT ARIKAN KARİKATÜRÜ...


CÜNEYT ARIKAN (Facebook Sayfası)